BAĞIMLILIK

BAĞIMLILIK NEDİR?


Bağımlılık bir ilişkidir. Bireyin herhangi bir nesneye kişiye ya da varlığa duyulan önlenemez istek veya bir başka iradenin baskısı altına girme durumudur.

Birey başlangıçta tercihi kendisi yapmış olsa da sonrasında istese de kendini kontrol edemez. Bireylerin, kendilerinin ruhsal ve bedensel sağlığına ya da sosyal yaşamına zarar vermesine karşın, belirli bir eylemi tekrar etmeye yönelik önüne geçilemez bir istek duymaları halidir. Bağımlılık; kısaca VAZGEÇİLMEZLİK’tir. Yani o madde olmadan hayata devam edememe durumudur. Tıpkı su gibi, nefes alıp vermek gibi…


NEDEN MADDE VE BAĞIMLILIK ADINI KULLANIYORUZ?  NEDEN DOĞRUDAN “UYUŞTURUCU” ADINI KULLANMIYORUZ?


Uyuşturucu sözcüğü dar bir kapsamda kullanılmaktadır ve bağımlılık yapan maddelerin hepsi ‘uyuşturucu’ değildir. Uyaran ve hayal gösteren maddelerde bulunmaktadır.
Ayrıca;‘‘Uyuşturucu’’ tanımı,  tütün ve alkol kullanımını kapsamaz. Madde kullanımı ve bağımlılığı denildiğinde ise; ayrım yapmaksızın tüm bağımlılık yapan maddeler anlaşılır.

Bağımlılık tedavi edilebilir bir hastalıktır.

BAĞIMLILIK İLİŞKİSİNİN ÖZELLİKLERİ:

Aynı zamanda da kişinin var oluşunun 5 temel unsurudur. Bunlar:
-ÖZERKLİK
-ÖZGÜVEN
-ÖZDENETİM
-ÖZGÜLLÜK
-ÖZGÜRLÜK ’tür.
Kişinin kurduğu ilişki bağımlılık haline dönüştüğünde bunlarda değişiklik olur.

BAĞIMLILIK TEDAVİSİNDE AŞAMALAR;

Madde kullanan bireye öncelikle bağımlılığın tedavi edilebilir bir durum olduğunu vurgulamak gerekir. Toplumumuzda genelde madde bağımlılığından kurtuluşun olmadığı inancı yaygındır. Ancak bu yaygın görüşün  aksine madde bağımlılığı tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Bağımlılık tedavisindeki başarı kişiye, çevreye, yönteme ve iyileşme ölçütüne göre değişkenlik gösterir. Tedavide başarıyı artıran en önemli faktörlerden birisi kişinin tedavi konusunda istekli ve kararlı olmasıdır. Bağımlı kendini değiştirmeye çalışırken, ailenin de bu noktada  de bu konuda desteği çok önemlidir.

Madde bağımlılığında başarıya götüren en önemli faktörler;

Karar Vermek

Madde bağımlısı bireyler için en önemli süreç tedaviye karar vermektir.  Kişiler önce madde kullanımının kendisine verdiği zararların farkında varamazlar. Daha sonra bunun farkına varmaktadırlar. Burada zararın neresinden dönülse kardır. Bağımlı bireylerin bataklıktan kurtulmaları için biran önce fazla vakit kaybetmeden tedavi kabul etmeleri ve maddeyi bıraktıktan sonra da tekrar başlamamak için karar vermesi ve bu yönde adımlar atması gerekmektedir.

İstekli Olmak

Bağımlı kişinin kullandığı maddeyi bırakmaya istekli olması gerekir. Başkalarının baskısı altında tedavi olmayı isteyen bireyler bunda başarılı olamamaktadır. Çevremizde defalarca çeşitli tedavi merkezlerinde tedavi olmalarına rağmen bağımlıların tedavi sonrası tekrar maddeye başladıkları görülmektedir. Bu nedenle bağımlı bireyin maddeden kurtulması için baskı altında kalmadan kendi isteği ile tedaviyi kabul etmesi gerekir. Bu nedenle de bağımlıların tedavi olarak kurtulabilecekleri, hayatlarına yeni bir sayfa açarak düzenli, sağlıklı bir yaşam sürdürebilecekleri konusunda uzman kişilerce ikna edilmeleri elzemdir.

Tedavi Aşamaları İse Şunlardır;

Bağımlılık tedavisinde bugün birçok yöntem kullanılmaktadır. Madde Bağımlılığında tedavide başarıya ulaşmak hiç de kolay bir iş değildir. Oldukça güç ve zahmetli bir iştir. Bağımlılığın tedavisi uzun bir süreçtir.

Bu nedenle çeşitli aşamalardan geçilmesi gerekir. Bu aşamaları şöyle sıralayabiliriz.

1. Tedaviye yönlendirme: Tedaviye yönlenme oldukça önemli bir aşamadır. Kişi

kendisi istemedikçe ona zorla kullandığı maddeyi bıraktırma şansı yoktur. Bu nedenle kişinin maddeyi bırakma yönünde motive edilmesi gerekmektedir.

2. Detoksifikasyon (arındırma) Detoksifikasyon tıbbi bir dönemdir. Kullanılan

maddenin bırakıldıktan sonra ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin kaldırılmasını hedefler. Her maddenin yoksunluk belirtisinin niteliği ve şiddeti,  kullanılan maddenin cinsine, kullanım sıklığına göre farklılıklar göstermektedir. Hatta yoksunluk belirtilerinin şiddeti kişiden kişiye de değişebilir. Madde kullanımı sırasında bedenin kurduğu denge, madde bırakıldıktan sonra yeni bir denge oluşturmaya çalışır. İşte bu dönemde önemli bedensel sorunlar yaşanabilir. Bu bedensel belirtileri gidermek için tıbbi müdahaleler gerekir. Detoksifikasyon süreci tek başına tedavi değildir. Detoksifikasyon aşamasını takiben terapi ve rehabilitasyon sürecinin başlaması, iyilik sürecini uzatacaktır.

3. Bağımlılığın terapisi; Terapi kişinin kendini tanıması, anlaması ve kendini

değerlendirme yetisini kazanmasını, madde kullanmaya başlama nedenlerinin araştırılmasını ve bununla ilgili etkenlerin ortadan kaldırılmaya çalışılmasını sağlamak, sözkonusu maddelerin kendisinde yarattığı etkileri tanımasını, tekrar kullanmaya başlamasının engellenmesi için gerekli bilgileri ve yetileri kazanmasını, dış dünyaya karşı kendisini hazırlamasını sağlamaya yöneliktir.

4. Rehabilitasyon; Rehabilitasyonun kelime anlamı, bir kimsenin iş yapmaya engel

olan sakatlığını ya da yetersizliğini gidermek amacıyla uygulanan tedavi. Kişinin tekrar topluma dönmesinin sağlanması, bozulan dengelerinin yeniden kurulması, yeni bir hayat ve davranış biçimini kazanması kullanılan maddenin  getirdiği davranış kalıplarının yıkılıp yerlerine yeni davranış biçimlerinin yerleşmesini, madde kullandığı süreç içinde bozulan aile ve çevre ilişkilerinin tekrar düzenlenmesini içerir. Yeni bir hayat kurma, kurulan bu yeni hayata alışma bu dönemde öğrenilir. Bu dönemde aynı zamanda başlanan terapilere devam etmelidir.


BAĞIMLILIK SÜRECİNİN ÖZELLİKLERİ

• Deneme amaçlı az miktarda alınan madde giderek kişi için önem kazanır.
• Sosyal ilişkiler artık maddeyi alabilecek şekilde ayarlanır.
• Gittikçe maddeyi elde etmek ve kullanmak için daha fazla zaman harcanır.
• Bireyin  çevresi ile olan ilişkisini ve iletişimini bozar.
• Madde arama davranışının yoğunluğu artar.
• Kullanım süreci içerisinde tölerans miktarı artar.
• Kişi sürekli olarak aynı maddeyi kullanmaya yönelir.
• Kişide, kullandığı maddeyi alamadığı, azalttığı veya kullanmadığı zaman yoksunluk (kriz) belirtileri ortaya çıkar.
• Kişi belirtileri yatıştırmak için tekrar madde alma zorunda kalır ve bir kısır döngü içine düşer.
• Madde kullanan kişinin maddeyi azaltma yada bırakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlanır.
• Kişi maddeyi bırakıp tekrar başlarsa bağımlılık süreci kaldığı yerden devam eder.

ANNE VE BABALAR İÇİN;

Değerli Anne ve Babalar;

Çocuklarınızı uyuşturucu kullanımına karşı korumak sizin en büyük görevinizdir. Bu görevi yapmak, topluma ve geleceğinize karşı sorumluluklarınızı yerine getirmeniz demektir.

Maddeler, ancak kullanıldığında bağımlılık yaratırlar. Bağımlılık yapan maddelerin tümü ortadan kaldırılması mümkün olmayacağına göre; kişinin bu maddeleri kullanmama yetilerinin gelişmiş olması en temel özellik gibi görünmektedir. Kişinin madde kullanması için, maddeye hayır deme gücünün olmaması ve madde kullanımı konusunda önceden istekli olması gerekir. Bir başka deyişle, maddeye hayır diyemeyen ve kendisiyle ilgili sorumluluk duygusu yeterince gelişmemiş olan kişilerde maddeye alışma tehlikesi çok daha fazla olduğu söylenebilir.

MADDE BAĞIMLISI BİR ÇOCUK ANA-BABASI OLMAMAK İÇİN;

ALTIN KURALLAR

· Benim çocuğum asla yapmaz demeyin.

· Odasında olabilecek farklı kokuları koklayın.

· Özel eşyalarını karıştırmayın! Bunu yapıyorsanız iletişimsiz bir ebeveynsiniz demektir!

· Eğer varsa ki artık bebeklerde bile var- cep telefonunu da karıştırmayın ama cep telefonundan kimlerle konuştuğundan, mesajlaştığından emin olun! Karıştırmadan nasıl bilebilirim diyorsanız, örnek; telefonu alırken anlaşmayı baştan yapacaksınız ve faturanın ayrıntılı geleceğini kendisine söyleyeceksiniz. Buradan bir sonuca daha ulaşıyoruz, faturalı hat faturasızlara göre daha güvenlidir!

· Bağımlılık olgusundaki hataları net olarak gördüm dediğinizde gördüklerinizin tümü geriye dönük hatalardır ve maalesef zaman makinesine sahip olmayan bizler için bu hataları düzeltmek o kadarda kolay değildir. Sağlıklı olan günübirlik değil her an tedbirli olmaktır!

· Evde bilgisayar ve internet kullanımının kurallarını en baştan koyun, kuralların uygulanması kuralların iyi anlatılması ile doğru orantılıdır.

· Çocuklarınızla aynı dili konuşmak zorunda değilsiniz ama onların dilini anlamak ve bilmek zorundasınız. Bu hem iletişiminizi hem de onların çoğu zaman bilinçli olarak şifrelemediklerini anlamanızı sağlayacaktır. Örnek; uyuşturucunun sokak ağzı ya da internetteki bazı terimler; chat, nick name, dalga-dümen gibi…

· Çocuklarınıza her zaman sarılın bunu ara sıra yapan bir ebeveynseniz hem sevginizi gösteremiyorsunuz hem de üzerine dışarıdan sinecek kokularından bi-habersiniz demektir!

· Çocuğunuzun kaçıncı sınıfa gittiğini bilmiyorsanız (!) en azından hangi okula gittiğini bilin! Bunu bilebilmenin en güzel yolu gittiği okulu ziyaret etmekten geçer! Yani çocuğunuzun okuluna gitmek demek notlarını öğrenmek demek değildir, okul ziyaretlerini altılı ganyana çevirmeyin…

· Okuldan kaçta çıkar, okulla ev arası ne kadar sürede gelinir? Yaya da olsa servisle de olsa bu süreyi bilmek zorundasınız!

· Okulların önündeki uyuşturucu satan şehir efsanelerinden çok, okul içerisinde bulunan kullanıcı-bağımlı öğrencilerin varlığına inan. Çocuğunu korumak için sağlıklı olan budur! Yani çocuğunun arkadaşlıklarını bil!

· Alkol kullanımı konusunda hoşgörülü olmak demek madde kullanmanın kapısını aralamak demektir.

· Bağımlı bir çocuk sahibi olmamak için öncelikle kendi bağımlılıklarınızın farkına varın ve onları ortadan kaldırmak için gayret gösterin. Örnek; sigarayı bırakın!

· Evlenmek kadar doğal olan ama iyi de bir şey olmayan boşanma durumu yaşanacaksa, böyle bir durumda sadece eşinizden boşanın. Anne ve babalıktan boşanmayın.

· Boşanmış çiftlerseniz; çocuğunuzu futbol topuna çevirmeyin. Annedeyse, baba rahat, babadaysa anne rahat, böyle bir şeye izin vermeyin. Eşinize olan intikam duygularınızı çocuğunuz üzerinden yaşamayın!

· Koşulsuz sevgiyle sevdiğinizi çocuklarınıza hissettin.

UYUŞTURUCU TUZAĞI NEREDEN VE NASIL GELİR?

Uyuşturucu tuzağını uzaklarda aramayın. Bir nefesiniz kadar yakınızda! Bu tehlike sokakta hiç tanımadığınız ilk kez gördüğünüz birisinden gelmez. Hep tanıdık simalardan gelmektedir. Unutmayın, madde bağımlılığının ilk adımı arkadaş kıyağı ile atılır. Eğer arkadaşınız, gerçektende arkadaş değil de bir "ayakçı" ise, birkaç hafta sonu devam eden bu kıyakçılığı " bombalama" denilen ikinci aşama izler. Bu aşamada bir gün ziyaretinize gelen ayakçı, kıyağını yaptıktan sonra giderken, nasılsa yanındaki yüklüce miktarda uyuşturucu maddeyi almayı unutuverir. Bir uyuşturucu satıcısının  malını asla unutmayacağını bilmediğiniz için kuşkulanmazsınız. Birkaç gün gelip almasını beklersiniz. Gelmez. Bir gün, "yahu şundan bir kere çeksek ne olur sanki?" dersiniz. Sonra bunun gerisi gelir. Mal bittiğinde bombalanmışınız demektir. Artık bir madde bağımlısı olarak, her yerde kıyakçınızı, daha doğrusu ayakçınızı arar ve kolaylıkla bulursunuz. Özellikle genç yaştaki insanlar arasında, guruptan bir yada birkaç kişinin uyuşturucu kullanması, diğerlerinin de en azından bir kez denemesi için yeterli bir neden.

Gençler, birbirlerine sigara ikram eder gibi yada hastalığını iyileştirmek amacıyla ilaç verir gibi uyuşturucu sağlayabiliyorlar. Gençler, arasındaki sohbetin dışında kalmasını istemedikleri arkadaşlarını da kendileri gibi uyuşturucu kullanmaya zorlayabilirler. Kullanmaya itiraz eden arkadaşlarını dışlıyor yada "arabesk" türü tanımlamalarla  kendilerince aşağılama yolu seçiyorlar.


NEDEN UYUŞTURUCU KULLANILIR? " UYUŞTURUCU KÜLTÜRÜ " NEDİR?

Toplumu ayakta tutan, ona yücelme ve yasama gücünü kazandıran, manevi, ahlaki ve hamasi değerlerini çürüterek, sömürgeci devletlerin uydusu halin getiren bir soğuk harp uygulamasıdır. Dış güçlerin ve içerdeki ajanlarının ve bunlarla işbirliği yapan mafya üçlüsünün organize çalışmaları. Her zaman mafyanın ağına takılmaya hazır "sokaktaki başı boş insanlar ve çocuklar" unutulmaması gereken bir önemli husus da uyuşturucu madde alışkanlığının gelişmesinde, içinde türlü uyuşturucular taşıyan ve son yıllarda karaborsaya da tekel çizgisinde hükmeden ithal sigaraların ve kolalı mamullerin keza , çikletlerinde payı zannedildiğinden çok fazladır.

Gençler birçok nedenle madde kullanmaya başlar. En sık görülen nedenler şunlardır:

1. Kişilik sorunları; özellikle aşırı güvensiz, bağımlı, engellenmeye dayanma tahammülü olmayanlar, depresif ve içe dönük kişilerde madde kullanımı daha sık görülmektedir.

2. Çevresel etkenler; Ailesinde madde kullanımı olan bireylerde risk daha çoktur. Mesela birinci derece akrabalarında alkol bağımlılığı olanlarda alkol bağımlılığı riski 7 kat daha fazladır.

3. Çevrede madde kullanımının yaygın olması da riski artırmaktadır (arkadaş, komşu v.s.). Genellikle özenti şeklinde başlayan madde kullanımı bağımlılığa kadar gitmektedir.

4. Stres etkenlerinin olması riski artırır. Eğer kişide bir psikiyatrik rahatsızlık varsa, madde kullanım riski artmaktadır.

5. Aile içi iletişim ve paylaşım sorunlarının olması kişileri maddeye iten önemli bir etken olmaktadır.

  1. Kendilerini yetişkin gibi gösterdiğini düşündüklerinden madde kullanırlar.
  2. Gençler risk alma ve yeni şeyler deneme eğilimindedir ve bu maddeleri kullanmayı heyecan verici bulabilirler

Arkadaş çok önemli :

Çocuklar ve gençler aileden ve okuldan, zamanla arkadaş çevresinden etkilenirler. Arkadaş çevresinde kabul edilmek için gençler, ekseriya çevresinin baskısına dayanamaz aşağılık duygusu ile uyuşturucu kullanır. Sanıldığının aksine, uyuşturucu ile ilk temas, sokak başında bilinmeyen satıcı vasıtası ile değil, bilakis arkadaş çevresiyle olmaktadır.

Sevgili Gençler! Eğer bu illete bulaştıysanız ve her hangi bir şekilde ilk veya birkaç denemenizi yaptıysanız, lütfen hemen şimdi bu alışkanlığınızı “aileniz ile paylaşınız” Aileniz size yardımcı olacaktır. Bundan emin olunuz! Lütfen…


Anne ve Babalar;

Çocuğunuzun Bağımlılık Yapıcı Madde Kullandığını Anladığınızda Yapılması Gerekenler;

1. Paniğe kapılarak öfke ile hareket etmeyiniz.

2. Durumu gözlemleyerek Çocuğunuzun sosyal çevresini inceleyip, sorunun kaynağını tespit etmeye çalışınız

3. Çocuğunuza kesinlikle kötü davranmayınız, onu suçlamayınız,

4. Çocuğunuzun arkadaş ilişkilerini gözden geçiriniz

5. Çocuğunuzun uyuşturucu madde kullanmasının sebeplerinin arasında, sizin de eksik ve yanlış davranışlarınızın olduğunu göz ardı etmeyiniz

6. Uzman bir hekimin bilgisine başvurarak tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediniz

7. Çocuğunuzu sıkmadan, sevgi ve şefkatli bir yaklaşımla ona daha fazla ve kaliteli zaman ayırınız

8. Aile bağlarını gözden geçirip, sorunları giderip, güçlendirmeye çalışınız


ÇOCUĞUNUZUN UYUŞTURUCU MADDE KULLANDIĞINI NASIL ANLARSINIZ?

Uyuşturucuların kullanılması davranış değişikliklerinde ve bünyedeki emarelerde kendini gösterebilir. Bununla beraber bu işaretler kesin delil sayılmazlar. Uyuşturucunun kullanılmasında kesin delil olan bünye emaresi enjeksiyonda (bilhassa eroinde) görülür. Daha çok kol ve bacak damarları boyunca olmak üzere, bağımlının bütün vücudunda iğne izleri vardır. Bunlar sivrisineğin soktuğu yerlere benzer ve muhtemelen iltihaplıdır. Tabi iğne ile tedavi gören hastaların vücudunda da iğne izlerinin bulunduğu unutulmamalıdır.

Kullanılan uyuşturucunun cinsine ve kullanma şekline göre değişen aletler, zehir in alınışı ve çeşidi hakkında fikir verir. Vücuttaki emarelerin çokluğu bağımlılık ihtimalinin işareti ise de, uyuşturucu kullanılmasının kesin delilleri olarak kabul edilmemelidir, fakat uyanık olunmalı, olaylar dikkatle izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bunlar mesela, el titremesi, ter boşanması, uykusuzluk, huzursuzluk, sükunet ile sinirlilik hallerinin birbirini takip etmesi gibi işaretlerdir. Davranış değişiklikleri de uyuşturucu bağımlılığın işareti sayılır.

Gençlerde rastlanan ve göze çarpan bu ve benzeri haller, ergenlikle ilgili çok normal sebeplerde olabilir.

Madde kullanan kişiyi anlamak için kesin bir ölçü yoktur. Kişilerde görülen davranış değişikliklerini hemen uyuşturucu kullanımına bağlamak yanlış olur. Unutulmamalıdır ki; ergenlik döneminde de bedensel değişiklikler görülür.
Uyuşturucu madde kullanan kişilerde görülen davranış değişiklikleri şöyle özetlenebilir:

· Arkadaş çevresi değişir.

· Aile ilişkileri azalır, odasında yalnız kalmayı tercih eder.

· Okul başarısı ve okula devamı azalır.

· Daha fazla para harcamaya başlar.

· Yalan söylüyor ve evden ufak tefek şeyler kayboluyorsa

· Hiçbir şeye ilgi duymaz. Herkesten uzak durmaya çalışır. Geleceğe dönük hiçbir adım atmıyorsa.

· Elbisesinde, yatağında ufak yanıklar ve yırtıklar oluşmuşsa, farklı yerlere gittiğine dair ipuçları varsa.

· Bazen neşeli, sakin, bazen öfkeli, saldırgan davranışlar gibi ruhsal değişimler gün içinde gözlenir.

· çoçuğun konuşma tarzı değişmişse, daha önce hiç kullanmadığı (ispiyon, sinyal çekmek vb.) Argo kelimeleri kullanmaya başladıysa

· Anne ve babasının yanında soyunup giyinmiyorsa,

· Gözlerinde kırmızılık oluyorsa,

· Aile fertlerinden uzaklaşma, ve genel bir isteksizlik varsa,

· çocuk, anne ve babasına sık sık hasta olduğunu söyleyip iğne yapılması için hekimlere götürmesini istiyorsa

· Hergün neşeli olan çocuk zaman zaman uyuklamaya başlıyorsa

· Çocuk arkadaş grubunu değiştirmişse ve arkadaş grubu kendinden yaşça büyüklerden oluşuyorsa,

· Arkadaş çevresini bırakıp içine kapanıyorsa

· Okul başarısında ve hislerinde dalgalanmalar görülüyorsa

· Çocuğun anne ve babasının bilmediği okul devamsızlıkları bulunuyorsa,

· Derslerinde başarılarında ani bir düşüş gösterdiyse,

· Okul yada meslek eğitimini belirsiz nedenlerle bırakmak istiyor yada bırakmışsa,

· Çalışan bir çocuğun (çırak, kalfa) isyeri verimi düşüyorsa

· Gelecek perspektifini kaybetmiş ve umutsuzluğa varıncaya dek bütün ilgilerden vazgeçmişse,

· Tuvalette uzun süre kalıp, oradan rahatlamış olarak çıkıyorsa.

· Akıl almaz derecede çok paraya ihtiyaç duyuyorsa

· Kilo kaybı (bazı uyuşturucular söz konusu ise)

· Hırsızlık yapmaya başlamışsa DİKKAT ETMEK GEREKİR.

Önemli Bir Uyarı:

Bu Belirtiler Ergenlik Döneminde Görülen Belirtiler İle Benzerlik Taşımaktadır.

Çocuklarınız ile ödül, ceza ve güç kullanarak onlarla belli bir süre baş edebiliriniz. Ama ergenlik dönemine geldiğiniz zaman baş edemeyeceksiniz. Çünkü bunlar etkisini yitirecek. Ödül, ceza ve güç, etkisini yitirecektir. İşte tehlike o zaman başlıyor. Onun için şimdiden kesinlikle çocuklarımızla eşit düzeyde bir birey gibi davranmalı, onları kesinlikle dinlemeli ve iletişim kanallarını daima açık tutmalıyız...

Ailelerin Bilmesi Gerekenler ;

Bundan yüzyıl sonra banka hesabınızda kaç paranızın olduğunun, hangi tür bir evde oturduğunuzun ya da ne çeşit araba kullandığınızın hiç önemi kalmayacak. Ancak; bir çocuğun hayatında etkili olabilirseniz dünya daha farklı olacaktır

Toplumun temeli ailedir. Sağlam temellere oturtulmuş ailelerden oluşan toplum da güçlü olur.


TAVSİYELER

Uyuşturucu madde kullanımını önlemek için anne ve babaların dikkatine.. 

(Çocuklar anne ve babalarını taklit ederler)

Çocuk Ve Gence Örnek Olma;
Aile ilişkileri, çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturmaktadır. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma işlenmekte olup; çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır. Toplumda, anne baba başta olmak üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları; çocuk ve gençler için çoğu kez kavram karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler konusunda uyarsa da; kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı uyarılarından çok daha etkin olmaktadır. Bu nedenle, anne babaların, kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu irdelemeleri gerekir. Örneğin alkol, sigara, ilaç kullanımı konularında bu maddeleri kullanma nedenleri, sıklıkları, bu maddelere gereksinimleri, kullanıp-bırakma paternleri, bu alandaki güçlülük ve zayıflıkları gibi özelliklerin hepsi önem taşımaktadır. Çocuklar, anne babanın davranışlarını görerek öğrenir, anne-babanın birbirlerine olan tutum ve davranışlarını da kendilerine örnek alır, sorunların çözümünde anne babanın davranışlarını kopya ederler.


Aile İçi Eğitim;
Eşler arasındaki ilişkilerin her zaman çok pürüzsüz olması beklenemez. Zaman zaman sürtüşme, anlaşmazlık ve tartışmalar da olması doğaldır. Önemli olan, anlaşmazlıklar karşısında, eşlerin olaya yaklaşımları, birbirlerine karşı davranışları ve çözüme ulaşmada izlenen yolların nasıl olduğudur. Anlaşmazlıklarda eşlerin karşılıklı oturup konuşabilmesi, her iki tarafın da kabullenebileceği bir çözüm yolu bulabilme becerisi önem taşımaktadır. Hiç sorun yokmuş casına olayları görmezden gelip sahte bir uyum içinde yaşıyor olmak, hep birinin boyun eğmek zorunda sağlıksız bir ilişki biçimini sürdürmek, sorunların çözümünde çocuklara sarılmak ya da çatışmayı onların üzerine yansıtmak sağlıksız iletişim modelleridir.

Çocukların eğitiminde eşlerin beklentileri, istekleri, rolleri, sorumlulukları, eğitime yaklaşım biçimleri kuşkusuz birbiriyle tümüyle aynı paralelde olmayabilir. Ancak, temel konulardaki eğitim anlayışında, tutarlı ve uyumlu bir birlikteliğin sağlanması çocuklar adına önem taşımaktadır. 


Özgür, Bağımsız, Sorumlu, Sınırlarını Bilen, Güvenli Çocuk Yetiştirme;
Madde bağımlılığı tehlikesi ile ilgili olarak anne babaların bilmesi gereken önemli özelliklerden biri; çocukları ve gençleri bağımsız olarak yetiştirebilmenin, onları madde bağımlılığından uzak tutabilecek en önemli etkenlerden biri olduğudur.
Maddeler, ancak kullanıldığında bağımlılık yaratırlar. Bağımlılık yapan maddelerin tümü ortadan kaldırılması mümkün olmayacağına göre; kişinin bu maddeleri kullanmama gücünün gelişmiş olması en temel özellik gibi görünmektedir. Kişinin madde kullanması için, maddeye hayır deme gücünün olmaması ve madde kullanımı konusunda önceden istekli olması gerekir. Bir başka deyişle, maddeye hayır diyemeyen ve kendisiyle ilgili sorumluluk duygusu yeterince gelişmemiş olan kişilerde maddeye alışma tehlikesi çok daha fazla olduğu söylenebilir.

Çocuklara sorumluluk duygusunu verebilmek, onları madde bağımlılığından uzak tutabilecek en önemli unsurdur.

Çocukların kendilerine güvenebilmeleri, kişilik sahibi olabilmeleri için yalnız başlarına, anne-babasız hareket edebilecekleri alanlara gereksim bulunmaktadır. Anne-babaya düşen görev, çocuklarına bu serbest alanda yol göstermek; ancak bu serbestliğin sınırlarını da açık olarak belirlemektir.

Bu nedenle; çocukların belirli konularda; yaşlarına uygun olarak ve kendi başlarına serbest hareket edebilmeleri, onların kendi davranışlarını kontrol edebilmeleri için çok önemlidir.

Çocuk kendi başına bir karar verdiğinde; bu kararın kendi yaşamı üzerindeki etkileri konusunda bir sorumluluk alacak ve belli oranda bir riske girecektir. Bu risk ona ağır gelse bile, sonuçta kendisine bazı deneyimler kazandıracaktır. Kendi verdiği kararlar sonucu çocuğun olumlu şeyler elde etmesi, ona verdiği kararın doğru olduğunu öğrenecek; olumsuz şeyler yaşaması ise, bu deneyimin ona daha sonraki denemeler için katkıda bulunmasına sağlayacaktır. Bu deneyimler sonuçta, çocukta güven ve sorumluluk duygusunun gelişmesinde önemli adımlar olarak düşünülmektedir.

Çocuk ve gencin sınırları; “esnek ama gevşek değil”, “belirli ama katı değil”, “ tutarlı ama değişmez değil”, “yaptırımı olan ama zorlayıcı değil” nitelikte olmalıdır. Kuşkusuz, bu sınırların belirlenmesine, çocuk ve gencin gereksinimleri, beklentileri, dilekleri de önemsenmeli; gelişen topluma göre güncel değerler göz önüne alınmalı; çocuk ve gencin de bu oluşumda payının olmasına dikkat edilmelidir. Çocuğa belirlenen sınırların çok geniş ve gevşek olması; bir anlamda “sınır olmaması” anlamına gelmektedir. Bu durumda çocuk ve genç, gerçek yaşamda neyi, ne zaman, nerede, nasıl yapacağını öğrenmemekte; davranışlarını ayarlama ve kontrol edebilmeyi becerememekte; gerçek yaşamdaki ilişkileri tam anlamıyla kavrayamamakta; insanlarla ve toplumla olan ilişkilerini ayarlayamamakta; kendi sınırlarının nerede bittiği ve başkalarının özğürlüğünün nerede başladığını kestirememekte; sosyal uyum ve iletişimde ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Bunun tersine, çocuğa gereksiz engellemeler ve yasaklardan oluşan bir sınır belirlenmesi; “çocuğun kişiliğinin aşırı sınırlanması” demektir. Bu durum, çocuk ve gencin yaşam becerilerinin gelişmesinde engelleyici rol oynamakta; güvensizlik, karamsarlık ve kuşku duyguları ve bunların neden olduğu yeni psikososyal sorunlara yol açmaktadır.


Çocuklar neden sınırlara gereksinim duyarlar?

1. Sınırlar onaylanan ve onaylanmayan davranışları tanımlar.

2. Sınırlar güvenlik sağlar

3. Sınırlar büyümenin fark edilmesini sağlar.

4. Sınırların tedavi edici özelliği vardır.

5. Sınırlar çocukların dünyayı algılamaları ve anlamalarına yardımcı olur.

6. Çocuklar için elde ettikleri şey değil, elde ediş yolunun sınanması önemlidir. Bu yolun işleyip işlemediği sürekli sınanır.

Bağımlıların Aile Profili;

Uyuşturucu kullanan gençlerin ailelerindeki benzer bazı özellikler dikkate değerdir;

1. Parçalanmış boşanmış aileler

2. Anne Babadan birinin kaybı

3. Aile içinde madde bağımlısı bireylerin bulunması

4. Aile içi iletişim eksikliği

5. Baskıcı ve ilgisiz aile ortamı

6. Aile içinde gencin model alabileceği bireyin bulunmaması

BİLİYOR MUSUNUZ?

Türk Ceza Kanununun 192/4 bendinde;

Her bağımlı, adli makamlar takibata başlamadan önce polise veya sağlık kuruluşuna müracaat ettiğinde herhangi bir kanuni işlem yapılmaz.

Bu nedenle bağımlı olanlar kendi istekleri ile gelerek ilgili kuruluşlara tedavi için müracaatlarını yapsınlar. Zararın neresinden dönülse kardır.


Sonuç Olarak;

· Madde kullanımına başlamada bir tek neden yeterlidir.

· Güvenli bir madde ve güvenli bir kullanım şekli yoktur.

· Kullanan herkes için bağımlılık gelişme riski eşittir.

· Bağımlılığı engellemek kişinin elindedir.

Kaynak: (Prof. Ferhunde Öktem-Emniyet Müdürü Zafer Ercan)

 

GENÇLER İÇİN;

Madde kullanımı ve bağımlılığı bireysel değil aynı zamanda sosyal sorunlar oluşturması nedeniyle toplum sağlığını tehdit eden en önemli sağlık sorunlarından birisidir. Ülkemizde ve dünyada uyuşturucu madde bağımlılığında en öncelikli olarak gençlik hedef konumundadır. Yapılan araştırmalarda; merak ve özentiyle başlayan sigara içme daha sonra gelen alkol alışkanlığı ve bir üst kademesi  olan uyuşturucu madde bağımlılığına sebep olmaktadır.

Sevgili gençler lütfen öncelikle uyuşturucu kullanımına yol açan ortamlardan uzak durun ve çevrenizde bulunan kötü örneklerden (idoller) kaçının, onların parıltılı ve şaşalı yaşantılarına aldanmayın.

 BAĞIMLI MIYIM?

Eğer kullanmakta olduğunuz maddeye karşı aşırı bir istek duyuyorsanız, o madde sizi peşinden koşturuyorsa ve birtakım değerlerinizin ve sevdiklerinizin önüne geçmeye başladıysa artık siz bir bağımlısınız demektir. 

Bağımlılık aynı zamanda kişinin özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelir. Ne garip bir tezattır ki aileye, topluma, okula karşı koyarak özgürleşme için alınan madde, aslında o kişinin özgürlüğünü elinden alan en önemli faktör haline gelir. İnsan hayatı boyunca bir aileye, gruba, topluluğa dahil olmak bir anlamda bağımlı olmak ister. İnsanın yapısında olan bu özellik doğruya, güzele faydalı olana yönlendirildiği takdirde bizi mutluluğa götürecek bir unsur olur. Bağlanma ihtiyacının sizi toplumdan kopartacak, ailenizle varolan ilişkilerinize zarar verecek bir maddeye yönlendirilmesi sizi güzel hatıralarla dolu bir yaşantıdan mahrum bırakacaktır.

Kısacası; eğer bağlanacaksan hayata bağlan !


MADDELERE SİZİ KİM ALIŞTIRIR ?

Sizi madde bağımlılığına alıştırmak isteyen kişi tanıdığınız bildiğiniz bir kişi olabileceği gibi ilk defa gördüğünüz bir şahısta olabilir. Kendisinden sigara talep ettiğinizde "Sana daha iyi bir sigara vereyim mi ?" diye sorulan sorunun ardındaki kişi en yakın arkadaşınız olabilir. Veya yabancısı olduğunuz bir semtte bir kahvehanede otururken yanınıza oturarak sizinle tanışma gayretinde olan kişi bir uyuşturucu satıcısı olabilir

Okul çevrelerinde teneffüs aralarında veya okul çıkışlarında da satıcılara rastlamak mümkündür. Ve belki de bu tiplerin en tehlikelisi iyi tanıdığınızı sandığınız bir arkadaşınız olabilir. Bu arkadaşınız bazen elindeki maddeyi istemediği halde satmaya çalışabilir. Çünkü onun için önemli olan artık siz değilsinizdir. Önemli olan girdiği çarkın dönmesi, para temin etmesi ve ihtiyaç duyduğu maddeyi alabilmesidir. Bunun için parasını, namusunu gözden çıkarabileceği gibi sizi de gözden çıkarabilir.

Bu tiplerin başlıca taktikleri şunlardır;

 Bu tiplerin başlıca taktikleri şunlardır; 

Yağcılık                               : Sen gidince buranın tadı tuzu kaçar

Yalnız Bırakma                  : Eğer gidersen bir daha yüzüne bakmam

Yalvarma – Acındırma      : Ne olur hatırım için bir kez, beni kırma, ölümü öp! Bir kereden bir                                                   şey olmaz! Beğenmezsen bir daha kullanmazsın. 

Tehdit                                  : Kesinlikle seni bırakmayız 

Ödül vaat etme                  : Bak bunu yaparsan seni o kızla/erkekle tanıştıracağım

Aşağılama                         : Hadi süt çocuğu sende, yuh sana! Küçücük bu maddeden                                                             mi korkuyorsun?

Unutmayınız ki, bu yöntemlerle sizleri istemediğiniz şeyleri yaptırmaya zorlayan kişilere karşı

kendinizi ortaya koyarak ve HAYIR diyerek diğer insanlardan saygı görebilirsiniz. Aksi takdirde kişiliğinizden ödün vererek sessiz kalmanız ve inisiyatifi başkalarına bırakmanız kaçınılmaz son olacaktır.

Mutlu bir hayatın yolu doğru olmaktan ve doğru olan kişilerle bir arada bulunmaktan geçer. Bağımlılık yapıcı maddeler çözüm değil, çözümsüzlük üretir.

TEK YOL HAYIR! DEMEK


ARKADAŞINIZ GERÇEK DOSTUNUZ MU?

Gençlik döneminde bireyin ailesinden çok birşeyleri paylaştığı sosyal çevresini arkadaşları oluşturur. Ergenlik döneminin getirdiği duygular kişiyi aileden çok arkadaş çevresi ile vakit geçirmeye iter. Kendi yaş grubuyla aşağı yukarı aynı hissiyatı taşıdığından onlara yakınlaşır ve güven duyar. 

Bu yüzden olumlu veya olumsuz alışkanlıklar genellikle ilk gençlik dönemindeki arkadaş çevresinden elde edilir. Arakadaş çevresi oluştururken sizin iyiliğinizi isteyen, zarar görmenizi istemeyen kişilerle dostluk kurmanızda fayda bulunmaktadır. Bu yüzden çevrenizde birçok arkadaşınız bulunabilir. Ama "dost" olarak nitelendireceğiniz ve daha yakın olup daha fazla şeyi paylaştığınız kişileri özenle seçmeniz gerekiyor.

Uyuşturucu bağımlılarının birçoğu yakın arkadaş çevresiyle birlikte bulundukları parti, cafe, bar ortamlarında ilk defa madde deneyiminde bulunduklarını ifade ediyorlar. Çünkü samimi bir havada aslında hayatınızı karartacak bir madde teklif edildiğinde reddetmek zor gelmektedir. "Biz de kullanıyoruz" , "bir şey olmaz" , "bir kere dene" cümleleriyle ikna edilerek karanlık bir dünyanın kapısı aralanmaktadır. Ayrıca madde bağımlıları, madde temini için her yolu mübah görmektedirler. Sizin de bağımlı olmanız onlara ayrı bir kaynak açacaktır.


NE YAPMALIYIM?

Genellikle "Ne Yapmalıyım ?" sorusu çevresinde kullanmaya davet edilen veya zorlanan, bir defa kullanmış ve bocalayan veya artık bağımlı hale gelmiş kişiler tarafından sorulmaktadır. Her 3 durumda da yapılması gerekenler farklılık göstermektedir.

1. Çevreniz Tarafından Madde Kullanmaya Davet Ediliyorsanız veya Zorlanıyorsanız !

Sizi bu maddeyi kullanmaya itenlerden öncelikle uzaklaşmanız gerekmektedir. Mümkün olduğu kadar aynı ortamları paylaşmayın, uzak durun. Bu kişilerle birlikte olmaya mecbur kaldığınız ortamlarda (okul gibi) yanınızda sizin gibi düşünen bir başka kişiyi daha yanınızda bulundurun. Eğer bu kişiler sizi tehdit ve darp yoluyla madde almaya zorluyorlar en yakın kolluk birimine ulaşıp yardım istemeniz hayati önem taşır.

2. Bir Defa Kullandıysanız !

Bir partide, arkadaş grubunun içerisinde veya bir sokak satıcısının aldatmasıyla herhangi bir bağımlılık maddesinin ilk defa kullanmışsanız size profesyonel destek verecek birisiyle temasa geçmenizde fayda bulunmaktadır.

3. Bağımlı İseniz !

Sürekli olarak madde kullanıyorsanız size profesyonel destek verecek birisiyle temasa geçmenizde fayda bulunmaktadır. Ülkemizde 18 ilde bulunan AMATEM`lere veya AMATEM bulunmayan yerlerde Devlet Hastanelerine de başvurabilirsiniz..

UYUŞTURUCU KULLANIMININ GETİRDİĞİ KÖTÜ SONUÇLAR

Madde kullanımı ve bağımlılık sonucunda bireyleri; ruhsal, bedensel ve sosyal yönden iflasa sürükleyen ve insanın yaşam kalitesini tehdit eden, kullananları adeta yaşayan bir ölü haline getirirler.

MADDE KULLANAN KİŞİLERDE MEYDANA GELEN BİREYSEL SONUÇLAR

Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde: Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.

Bu sebeple aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden,normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar. Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar .

Sindirim Sisteminde:Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

Karaciğer ve Böbreklerde:Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)http://www.forumalew.org/images/smilies/nokta.gif
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

Gözlerde:Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

Solunum Sisteminde:Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

Kan organlarında:Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

Zehirlenme:Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

Yoksunluk (Kriz) :Uyuşturucu bağımlısı uyuşturucu bulamadığı takdirde fiziksel ve ruhsal sorunlar başlar.  Madde bulamadığı ya da kullanmayı geciktirdiği zaman vücuda büyük acılar verir.

PSİKOLOJİK SONUÇLAR

Hayal gösteren maddeler beynin işleyiş dengesini bozar psikolojik sorunlara neden olur. (Evde sabit duran koltuk, çek-yat vb. eşyaların kendiliğinden hareket etmesi, 20 metredeki bir aracın 200 metredeymiş gibi görünmesi ve yolun ortasında bir ağacın olduğunu görmesi  gibi )

SOSYAL SONUÇLAR

Her şeyin bir bedeli vardır. Örneğin sadece günde 1 paket sigara içen bir vatandaş  1 paket sigara:7,00-TL. olsun. 30 x 7,00 = 210,00-TL. Yılda ise 210 x 12 ay = 2.510,00-TL.para harca- mak zorundadır. Uyuşturucu maddelerin daha pahalı olduğunu düşünürsek cebimize verdiği zarar hiç de anımsanmayacak kadar çoktur. Bu nedenle  Uyuşturucu parası kolay karşılanacak bir para olmadığı içinde  insanları yasa dışı eylemler yapmaya zorlar.

BAĞIMLI OLMANIN MALİYETİ !

Yasa Dışı Eylemler…

Hırsızlık,

Gasp,

Kapkaç,

Yankesicilik,

Uyuşturucu Satıcılığı,

Cinayet,

Trafik Kazaları

Fuhuş,

Çeşitli Hastalıklar, (Aids, Frengi, Alzheimer, vb.) …

Yanlış :Bir defa denemekten bir şey çıkmaz. 

Doğru : Bir defa maddeyi aldıktan sonra ikinci bir defa alma riski çok yüksektir. Bir kez çok kezin ilkidir. Kullanımı emniyetli bir bağımlılık maddesi yoktur.


Yanlış : Benim çocuğum asla kullanmaz.

Doğru : Bağımlılık ve maddelerle karşılaşma riski herkes için eşittir. Herkesin çocuğu madde kullanabilir.


Medyada sık sık duyduğumuz bir terimdir altın vuruş :Bağımlı yüksek dozda uyuşturucu kullanır ve ölür ölümün adı altın vuruş olmuştur.


Bireyin en büyük hatası : Uyuşturucuyu bir kez kullanıp bir daha kullanmam düşüncesidir.


Bağımlıların ortak görüşü : Ben bağımlı değilim istersem bırakabilirim düşüncesidir. 


Ben bağımlı olmam : Herkes bağımlı olabilir. Bu durumun psikolojik ve sosyal etkenler ile doğrudan ilişkisi yoktur.


Bir kere kullanmaktan bir şey olmaz :Bazı maddeler ilk kullanımdan sonra bile bağımlılık oluşturabilir.


Ara sıra kullanmakla bir şey olmaz : Genelde kişiler ara sıra kullanma niyetiyle başlar, ancak daha sonra bağımlı hale gelirler.


Esrar, alkol ve sigaradan daha tehlikeli değildir : Esrar bağımlılık yapan bir maddedir .Alındıktan sonra bedende yağ dokusunda birikir (özellikle beyin ve üreme organlarında )ve uzun süre dokularda kalır .Bu nedenle zarar verici etkileri yüksektir .Bellekte kayıp ,öğrenme bozukluğu solunum sistemi bozukluklarına neden olur .Yüksek oranda kanser yapıcı maddeler içermektedir.


Beni bu maddeleri kullanmaya başka nedenler itti :Hangi nedenle olursa olsun eğer ki kişi kendisine zarar veren bir davranış içinde ise sonuç olarak bunun sorumlusu kendisidir.


Ben kontrol edebilirim : Bir çok kişi kontrol edebileceği inancını taşırken bağımlı hale gelmiştir .Bağımlıların bir kısmı da hala kontrol edebileceğine inanmaktadır.


Benim iradem güçlüdür :Bağımlılığın irade güçlülüğü yada zayıflığı ile mutlak bir ilişkisi yoktur .Bu nedenle bireysel özellikler önemli olmakla birlikte neden sonuç ilişkisi yaratmaz


Herkes kullanıyor bir şey olmuyor : Bu düşüncenin kişinin kendisine bir yandaş arama çabasından kaynaklanır .Çevresindeki bağımlılık yapıcı maddeler kullanan kişilerin bu maddelerin zararlarını görmesi zaman alabilir.Bu nedenle bugün onlara bir şey olmaması yarın maddelerin zararlarını görmeyecekleri anlamına gelmez.


Bağımlılık yapıcı maddeler sadece kullanan kişiye zarar verir : Madde bağımlısı kişilerin üretkenliği ortadan kalkar.Sağlık harcamaları artar ve istenmeyen kazalara yol açabilir. Madde bulma zorunluluğu olduğundan suç işleyebilir. Dolayısıyla öncelikle aile olmak üzere, toplumda diğer bireyler de zarar görmektedir.

UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE SUÇLARI NELERDİR?

Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları Türk Ceza Kanunu'nun 188, 189, 190, 191, 192. maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarını beş başlık altında toplayabiliriz;

1. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

2. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması,

3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,

4. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak,

5. Etkin pişmanlık.

UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ

MADDE 188. 

1.   Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

2. Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

3. Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

4. Uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

5. Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

6. Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.

7. Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmî makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, dört yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. 

8. Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


TÜZEL KİŞİLER HAKKINDA GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULANMASI

MADDE 189.

· Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA 

MADDE 190.

1. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için;

· Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,

· Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,

· Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,

Kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

2. Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık

memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte

yayın yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SATIN ALMAK, KABUL ETMEK VEYA BULUNDURMAK

MADDE 191.

1.   Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

2.   Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur.

3.   Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür. Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.

4.   Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç yıldan fazla olamaz.

5.   Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı hükmolunan ceza, ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması hâlinde infaz edilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, davaya devam olunarak hakkında cezaya hükmolunur.


ETKİN PİŞMANLIK

MADDE 192.

1. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

2. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

3. Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

4. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.

Ayrıca;

Türk Ceza Kanunu dışında Türk Medeni Kanununun 406 ve 432. Maddelerinde  uyuşturucu madde bağımlılığı hakkında suçlar düzenlenmiştir.

KISITLAMA

MEDENİ KANUN MADDE 406.

Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden ergin kısıtlanır.


KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI

MEDENİ KANUN MADDE 432.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanmaması halinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir.

Uyuşturucu Madde Bağımlılığı içerisine girmiş insanlar bu labirentten çıkmak için çoğu zaman zorlanırlar. Bunun en büyük nedeni ise, genellikle nereye ve nasıl  başvurabileceklerini bilmemelerinden kaynaklanmaktadır. Ceza alacağını düşünerek herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi amacıyla başvurmaya çekinmektedirler. Oysa ki Türk Ceza Kanununda bu konuyla ilgili olarak “Etkin Pişmanlık” başlığı altında gerekli düzenlemeler bulunmaktadır. 

Etkin Pişmanlık

T.C.K Madde 192

1. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

2. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

3. Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

4.   Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.

MYAKADEMİ MENÜ



E-BÜLTEN LİSTESİ

Gelişmelerden, etkinliklerden vb.. hemen haberdar olmak istiyoranız aşağıdaki form alanına e-posta adresinizi belirtmeniz yeterli olacaktır.