BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE EN ETKİLİ YÖNTEM ''ATR''

Bugün uyuşturucu madde bağımlılığı dünyanın en tehlikeli sağlık problemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu küresel sorun ülkemizi de ciddi manada tehdit etmektedir. Öyle ki dün mahallemizde hatta kapımızda olan bu tehlike, bugün artık evimizin içindedir!

Bağımlılık sorunuyla mücadele anlamında çok farklı yöntemler, uygulamalar yapılmaktadır. Bize göre bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntem 'ATR' dir .

 Arzla mücadele (Polisiye tedbirler) 

Talep azaltımı (Eğitim-bilinçlendirme faaliyetleri)

Rehabilitasyon (Bağımlıların tedavi edilmeleri)

Uyuşturucu madde kaçakçılığı ve bağımlılığı ile etkili mücadelenin olmazsa olmaz yanı arzla mücadelenin yanında talep azaltımı yani eğitim yoluyla bireylerin bilinçlendirilmesi ve rehabilitasyon (bağımlıların tedavi edilerek yeniden topluma kazandırılması) ile mümkündür.

Bu üçlü saç ayağının eş güdüm halinde eşit ağırlıkta ve birlikte mücadele edilmesiyle yüksek başarı elde edilecektir. Sadece polisiye tedbirler operasyonel faaliyetler yeterli değildir. Bu üçlü saç ayağının herhangi birisi olmaz ya da bu ayaklara gereken önem verilmezse mücadele eksik kalır...

 

1- ARZLA MÜCADELE

Ülkemizde uyuşturucu maddelerin arzı ile

mücadelede; Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM),

Jandarma Genel Komutanlığı (JGK),

 Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Gümrükler Muhafaza

Genel Müdürlüğü (GMGM) etkin olarak görev

almaktadır. Bu kurumlar ile birlikte Toprak Mahsülleri Ofisi

Genel Müdürlüğü (TMO),

 Adli Tıp Kurumu (ATK),

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve 

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) gibi kurumlar

da uyuşturucu ile mücadelede önemli görevler

üstlenmektedir.

 

2- TALEP AZALTIMI

 TDK'ye göre talep kelimesi anlamı şu şekildedir:

 - "Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, dileme, istem, İstek." anlamına gelmektedir. Uyuşturucu maddelere olan talebin azaltılması ancak eğitimle, bilinçlenmeyle olur.

Ben burada önleme programları çerçevesinde yapılan eğitim faaliyetlerinin önemine dikkat çekmek istiyorum. Çünkü bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça zordur ve uzun bir süreci gerektirir. Ayrıca önleme faaliyetlerine harcanan para ve ayrılan zaman, tedavi masraflarından daha kısa ve azdır.

2003 yılından bu yana yani 18 yıl boyunca Bağımlılık ile Mücadele konusunda eğitim faaliyetlerine devam etmekteyim. Düzenlediğim konferanslar sonrasında dinleyicilerden (öğretmen, veli, öğrenci vs) toplam 7.860 adet mektup yazılmıştır. Bilinçlenmenin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu gösteren binlerce mektuptan sadece bir tanesini paylaşmak istiyorum.  İşte o mektuplardan birisi: "Gerçekten başta seminer dediklerinde,  “aaa! Yine mi?” diye söylendim. Ama gerçekten bu okula geldikten sonra izlediğim, dinlediğim en güzel seminerlerden biriydi. Konusu çok anlamlı gençlere yönelikti. Bu sunum gençleri elde etme projesi olarak da adlandırılabilir. Semineri veren Mustafa abi kısacası muhteşemdi.

Merak çok kötüdür. İnsanı yapmayacağı, asla yapmam diyeceği durumlara zorluyor.  Ailemde çok şükür ne sigara içen ne de uyuşturucu gibi kötü alışkanlığı olan yok. Ama arkadaşlarıma uyarak sigara içmeye başladım. Verilen seminer olmasaydı uyuşturucuya başlayacaktım. Çünkü çevremde kullanan arkadaşlarım var. Bu nedenle bir kere denemeyi düşünüyordum. Özenti, gençlik insana neler yaptırıyor. Ama  artık Emniyet sayesinde bilinçlendim. Mustafa abinin elektrik örneğinden çok etkilendim. Uyuşturuculara olan merakımı seminer sayesinde bilgimle yendim.  Aynı gün sigarayı da bıraktım. Emniyete ve Narkotik birimine TEŞEKKÜRLER…"

 

3- REHABİLİTASYON (TEDAVİ)

Bağımlılıkla mücadelede üçüncü önemli adım "Rehabilitasyon" yani bağımlıların tedavi edilerek yeniden topluma kazandırlımalarıdır. 

Tedavide amaç; 

Madde kullanımının azaltılması veya ortadan kaldırılması, yoksunluk ile ilgili sorunların giderilmesi, tekrar madde kullanmaya başlamanın önlenmesi, psikolojik ve sosyal yaşamda  düzelmenin sağlanmasıdır.  Birey tedavi olarak günlük yaşamda olabilecek en iyi düzeye gelir. Doğal çevresi ve kendi evinde kendine yeter, aile, çevre ve toplum ile bütünleşir. Tüketici konumundan üretici konumuna geçer.

Tedavi uygulamaları, madde bağımlılarına yönelik olarak, ayakta veya yatarak uygulanan  detoksifikasyon, idame ve rehabilitasyon için ilaçla veya ilaçsız olarak veyahut her iki usûle” göre yapılmaktadır. 

Madde bağımlılığına yönelik yapılan tedavi masrafları  ilgililerin bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanmaktadır. Mahkeme kararı ile gelen ve sosyal güvencesi olmayanların tetkik ve tedavi giderleri ise devlet tarafından karşılanmaktadır. 

Bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu da önemle vurgulamak istiyorum. TCK'nın 192/4 maddesine göre etkin pişmanlık kapsamında bağımlılar kendi istekleri ile tedavi olduklarında haklarında her hangi bir yasal işlem yapılmamaktadır.  Madde bağımlıları tedavi olarak hayata  yeniden "merhaba" diyebilirler.

Sigara, alkol ve uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklardan korunma yolunun "hiç başlamamak" olduğu gerçeğinden  yola çıkarak bireylerin, kısacası toplumun  konusunda uzman kişilerce sadece belirli gün ve haftalarda değil, 365 gün boyunca bilinçlendirilmesi, devletimizin ve milletimizin geleceği adına oldukça önemlidir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın... 

 

Mustafa Yücel

Bağımlılık Danışmanı ve

Narkotik Uzmanı

01 Mart 2016

İzmir