SORULAR

Uyuşturucu madde tehlikesi sokakta hiç tanımadığınız birisinden gelmez.Hep tanıdık birilerinden gelecektir.Örneğin; sokakta hiç tanımadığınız birisi bir bardak su verdiğinde içmeyiz. Nedeni onları tanımadığımızdan tereddüt yaşarız. Endişelenerek su teklifini reddederiz. Ama  anne ve babamız, eşimiz veya bir arkadaşımız bize su verdiğinde hiç tereddüt etmeden içeriz. Neden? Çünkü onları tanıyoruz, güveniyoruz. Binaanaleyh su teklifini kabul etmeyen bir irade uyuşturucu teklifini asla kabul etmez. Bu nedenle uyuşturucu madde tehlikesi hep tanıdık simalardan yani ARKADAŞ'tan gelecektir.

Evet bağımlılık yapar. Esrar, adından da anlaşılacağı üzere kelime manası; sır gizem anlamına gelir. En tehlikeli sinsi bir bağımlılık yapan maddelerin başında gelmektedir. Etken maddesi THC (Delta-9 Tedrahydrocannabinol) denen bir madde yer alır. Genellikle sigara şeklinde kullanılır.  İlk kullanımla birlikte vücudun yağlı bölgelerinde; karın, basen, üreme ve beyin hücrelerinde depolandığı için etkisi günlerce haftalarca sürebilir. 

Esrar kullanımının psikolojik etkileri ruh haline, alınan uyuşturucu maddenin dozajına, ortama ve geçmiş deneyimlere göre değişkenlikler gösterir. Kısa süreli kullanımlarda hareketlerde, öğrenmede, dikkat gibi işlevlerde dikkat dağınıklıklarının yanında anksiyete, panik atak, paranoya ve şaşkınlığa da yol açabilmektedir.

Bir defa maddeyi aldıktan sonra ikinci bir defa alma riski çok yüksektir. Bir kez çok kezin ilkidir. Bütün uyuşturucu maddeler bir kez bile kullanılmakla birlikte vücutta bağımlılık sürecini başlatırlar. Kullanımı emniyetli hiçbir  bağımlılık maddesi yoktur. 

Bağımlı yüksek dozda uyuşturucu kullanır ve ölür ölümün adı altın vuruş olmuştur.

Gençlerin madde bağımlılığındaki en büyük hatalarından biriside; Ben bağımlı olmam, Benim iradem güçlüdür. Uyuşturucuyu bir kez kullanıp bir daha kullanmam, İstediğim zaman başlar, istediğim zaman bırakabilirim düşüncesidir.



Bu düşünce, kendisine bir yandaş arama çabasından kaynaklanır. Çevresindeki bağımlılık yapıcı maddeleri kullanan kişilerin bu maddelerin zararını görmesi zaman alabilir. Bu nedenle bugün onlara bir şey olmaması, yarın maddelerin zararlarını görmeyecekleri anlamına gelmez. Hayatında ilk kez madde kullanıp ölen bireylerin olduğunu yazılı ve görsel medyadan görebiliyoruz.

Eğer kullanmakta olduğunuz maddeye karşı aşırı bir istek duyuyorsanız, o madde sizi peşinden koşturuyorsa ve birtakım değerlerinizin ve sevdiklerinizin önüne geçmeye başladıysa artık siz bir bağımlısınız demektir.

Birçok hastalığın tedavisinin olduğu gibi bağımlılığının da tedavisi vardır. Tedavi tıbbi ve psikolojik olmak üzere iki boyutta sürdürülür.  Arındırmayla başlayan tedavi süreci rehabilitasyon ile devam eder. Bağımlılık tedavisi kullanılan maddenin cinsine, kişiye, kullanım süresinin yoğunluğuna göre farklılıklar gösterirler. Herşeyden önce kişinin maddeyi bırakmasına karar vermesi gerekir. Aile ve çevresinin tedavi konusundaki desteği, zor ve uzun olan tedavi sürecinde başarıya ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır

Hayır ceza almaz.

Çünkü, TCK’ın 192/4 maddesi (ETKİN PİŞMANLIK): “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.” Demektedir.

Bağımlı bireyler AMATEM’lere, Üniversite ve Devlet Hastanelerinde bulunan Bağımlılık Tedavi Merkezlerine giderek muayene olabilirler. Tedavinin şekli ve süresi, muayene sonucunda uzman doktor tarafından belirlenmektedir.

Hayır herhangi bir uyuşturucu madde verilmiyor.

Ülkemizde Ankara’da bulunan Köpek Eğitim Merkezi’nde 10 branşta köpek eğitiliyor. Narkotik, patlayıcı, silah mühimmat, banknot, ve kaçak sigara-çay için dedektör köpekler, kadavra ve canlı insan arama köpekleri, özel operasyon köpekleri, asayiş köpekleri ve koku teşhis köpekleri. Her branşta eğitilen köpeklerin eğitimleri de farklıdır. Patlayıcı dedektör köpeklerine eğitimlerde el bombası, C-4 patlayıcı madde yedirilmediği gibi Narkotik dedektör köpeklerine de eğitimlerde herhangi bir uyuşturucu madde verilmemektedir.

Köpekler yaratılışları gereği insandan 400 ila 600 kat daha koku alma özellikleri vardır. Bu hassas burunları sayesinde eğitimlerde sevdikleri oyuncağın içine (top, kemik görünümlü obje.vs.) uyuşturucu maddeler konularak saklanmak suretiyle  bulmaları sağlanıyor. Aslında onlar uyuşturucu maddeleri  aramıyorlar. Kaybolan oyuncağını arıyorlar. Bulmaları hiç de zor olmuyor. 

HAYIR! böyle bir şey söz konusu değildir. Neticede maddeyi kullanan kişi kim olursa olsun insan olma özelliğini taşıyan her birey mutlaka  bağımlı hale gelir. Polis bağımlı olmaz diye bir şey söz konusu olamaz. Bağımlılık yapıcı maddelerin ne kadar zararlı olduğunu bilen Polislerin bu maddeleri tatması mümkün değildir. Bu sadece filmlerde olur. Ayrıca Polisler uyuşturucu maddeler konusunda aldıkları özel eğitim nedeniyle bir maddenin uyuşturucu madde olup olmadığını şekil, renk ve etrafa yaydığı kokudan anlıyorlar. Yakalanan maddelerin  kesin olarak uyuşturucu olup olmadığı ise kriminal sonuçlarına göre netlik kazanmaktadır.   

Bağımlılık ve maddelerle karşılaşma riski herkes için eşittir. Herkesin çocuğu madde kullanabilir. Meslek hayatım boyunca birçok meslek grubunun çocuğunun madde kullandığına şahit oldum. 

Çocuğun madde kullanıp kullanmadığını anlamının birçok yolu vardır. Bunlar arasında en kesin sonucu saç, idrar, kan ve tükrük testleri verir.  Ama bu yöntemleri önermiyoruz.  Madde kullanan bireylerde fiziksel ve ruhsal birtakım değişiklikler meydana gelir. Bunun için küçük ipuçlarımız var. Ama bunların hepsi madde kullanımıyla eşleştirilmez. Yani bunlar okunduğu zaman ‘Eyvah, çocuğum mutlaka madde kullanıyor’ denmemesi gerekir. Belirtilerin çoğu ergenlik dönemine özgü özelliklerle benzerlik göstermektedir. Madde kullanımına özgü belirtilerin çok az olduğuna dikkat edilmelidir. Gençte ortaya çıkan değişikliklerin başka nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır. Şu da hiçbir zaman unutulmamalıdır ki,  Madde kullanımını anlamak hiç de kolay değildir. Özellikle kullanımın erken evrelerinde bunu anlamak çok daha zor olabilmektedir. Madde kullanımını ayırt etmede şu yöntemler kullanılabilir:

Duygu durumunda ani değişiklikler olması

  • Aile ilişkilerini azaltır ve evde daha az vakit geçirmeye başlarlar.
  • Hiç tanımadığınız yeni arkadaş edinmeye başlarlar.
  • Kendisine olan özeni azalır.
  • Yeme alışkanlıkları bozulur, kilo kaybederler.
  • Evden para ve başka eşyaların kaybolması
  • Her zamankinden daha fazla para harcamaya başlarlar.
  • Giderek okula, spora, hobilerine karşı ilgisini kaybetmesi,
  • Sık sık durumla uyumlu olmayan uykulu ve sersem olması,
  • Gittikçe daha çok yalan söylemesi ve bunun gibi başka hareketlerinin olması
  • Vücudunda, giysilerinde alışılmışın dışında lekeler, koku veya başka işaretlerin olması
  • Çocuğunuzun eşyaları arasında sigara kağıdı, şaşal, enjektör gibi madde kullanımına yardımcı aletlerin olması.
  • Çocuğunuz dışarıdan eve geldiğinde üzerinde tanımadığınız değişik kokular geliyorsa.
  • Gözlerde rahatsızlık olmamasına rağmen göz damlası kullanımı varsa. 

 

  • Hemen paniğe kapılmayınız.
  • Öfke ile hareket etmeyin, ona bağırıp çağırmayın,
  • Sorunu görmezden gelmeyiniz,
  • Durumu gözlemleyiniz,
  • Arkadaş ilişkilerini gözden geçirin.
  • Hiç vakit kaybetmeden Uzman bir hekimin bilgisine başvurunuz
  • Uzman hekimin tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediniz,
  • Çocuğunuzun sosyal çevresini inceleyip, sorunun kaynağını tespit etmeye çalışınız,
  • Çocuğunuzun uyuşturucu madde kullanmasının sebeplerinin arasında, sizin de eksik ve yanlış davranışlarınızın olduğunu göz ardı etmeyiniz,
  • Aile bağlarını gözden geçirip, sorunları giderip, güçlendirmeye çalışınız,

Çocuğunuzu sıkmadan, sevgi ve şefkatli bir yaklaşımla ona daha fazla zaman ayırınız,

Aynı sigara bağımlılığı gibi nargile bağımlılığı da vardır. Çünkü içerisinde sigara gibi tütün vardır.  Ayrıca nargile de kullanılan tütün aromalıdır. O aromayı tutturabilmek için tütünün içerisine şeker, aroma gibi birçok katkı maddesi ekleniyor. Bu maddeleri yakmak ve dumanını içimize çekmek kansere neden olabiliyor.Nargilenin içerisinde bulunan su bir nevi filtre görevi gördüğü için nargile kullanan kişiler sigara içen kişilere göre daha az risk taşıdıklarına inanıyorlar. Yapılan araştırmalara göre nargilenin içerisindeki su filtre görevi görüyor ancak kullanılan tütün özel bir tütün olduğu için içerisinde sigara tütününe göre 10 kat daha fazla nikotin barındırıyor. Bu yüksek nikotin oranı da bağımlılık oranını arttırıyor.Nargile içen kişiler duman ile birlikte yanan kömürü de ciğerlerine çekmektedirler. Nargile dumanında kömür ve ağır metaller de bulunmaktadır ve nargileyi içen kişi duman ile beraber bu zararlı maddeleri de ciğerlerine çekmektedir. Nargile içen bir kişinin ciğerlerine çektiği krom, kurşun, arsenik gibi metaller sigara içen bir kişiye oranla çok daha fazladır. Ortalama bir saatlik bir nargile içimi, 5 paket sigaraya eş değerdir. Bu da aslında az içildiği ve su kullanıldığı için çok zararlı olmadığı düşünülen nargilenin sigaraya göre çok daha fazla zarara sahip olduğunu gösterir.Nargile dumanının insan sağlığına zararlarının yanı sıra cafelerde içildiği zaman bir günde birden çok kişiye sunulan nargileler aynı zamanda bulaşıcı hastalık riski de taşımaktadır.



Pasif içicilik, başkalarının içtiği sigara dumanına veya sigara dumanı içeriğinde bulunan kimyasal maddelere maruz kalarak soluma durumudur.

Sigara dumanıyla ortama yayılan zararlı maddeler, hem nefes yoluyla, hem de ciltten emilerek kana karışmaktadır. Sigara içmeyen kişilerin yanında içilmese dahi, sigara içen kişinin saçına, cildine ve giysilerine sinen dumandan etkilenebilir.

Sigara içen kişi tarafından, sigara dumanının sadece %15’lik bir bölümü solunuyor. Geri kalan yüzde ise dışarıya veriliyor. Bu nedenle de pasif içicilerin zarar görme riski daha yüksek. Tütün dumanında bulunan gazlar ve küçük parçacıklar, 60’ın üzerinde kansere neden olucu kimyasal madde içeriyor. Bunun dışında, sigara kullanmayan birisi sigara dumanına maruz kaldığında solunum yolları rahatsızlıkları, gözlerde yanma, öksürme ve burun çekme, baş ağrısı ve dikkat azalması gibi olumsuz etkiler de ortaya çıkabiliyor.

Pasif içici durumuna düşen bireyin çocuk ya da bebek olması ise zararın boyutunu değiştiriyor. Bu duruma düşen çocuk ya da bebeklerin %50-60’ı ileride solunum yollarıyla ilgili bir rahatsızlık geçirmesi muhtemeldir.

 “Ortamda İçilen Her 5 Sigara, İçmeyenlerin 1 Sigara İçmesine Neden Oluyor.

Bu nedenle; Ben Nasılsa İçmiyorum” Demeyin, Sigara İçilen Ortamda Bulunmayın.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma (TÜRK CEZA KANUNU MADDE 191.)

 Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Kişinin cezasını toplum içinde geçirmeye dayalı olan Denetimli Serbestlik sistemi kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür. Kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir

 Denetimli serbestlik tedbiri sürecinde kişi, tedaviye yönlendirilir. Tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle denetimlilik tedbirine devam edilir. Bu sürede, tedbirinin uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, süre üç yıldan fazla olamaz.

 Ceza, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması halinde infaz edilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, davaya devam olunarak hakkında cezaya hükmolunur.

MYAKADEMİ MENÜ



E-BÜLTEN LİSTESİ

Gelişmelerden, etkinliklerden vb.. hemen haberdar olmak istiyoranız aşağıdaki form alanına e-posta adresinizi belirtmeniz yeterli olacaktır.